Samimiyet kurulmuş birini, tek bir anlık öfkeyle görmezden gelmek; olgunluk değil, duygusal kontrolün zayıflığıdır. Çünkü gerçek karakter, keyfine göre yakınlık kurup keyfine göre uzaklaşmakta değil; bağ kurduğu insana karşı tutarlılığı koruyabilmektedir.
Kişi o anda bunu bir tavır, bir mesafe koyma ya da güçlü görünme çabası sanabilir. Oysa çoğu zaman ortaya çıkan şey; duyguyu yönetememek, kırgınlığı sağlıklı ifade edememek ve en yakına yönelmesi gereken bağı bir anda kesebilmektir. Bu da olgunluk değil; zayıf bir duygusal refleksin dışa vurumudur.
Bir anlık kırılmayla verilen bu tür tepkiler, “ben böyleyim” diyerek geçiştirilemez. Ortaya çıkan şey çoğu zaman bir duruş değil, içsel bir dengesizliktir.
Ve bu tavır, karşı tarafta derin bir güvensizlik bırakır. İnsan, kendini bir anda değersizleştirilmiş hissettiğinde sebebi ne olursa olsun, o bağ artık eskisi gibi kalmaz.
Aslında mesele büyük bir olay değildir; küçük bir anın büyütülmesidir. Ama insanın karakteri de çoğu zaman tam burada görünür.
𝓿𝓵𝓭𝓷𝓓..
Kişi o anda bunu bir tavır, bir mesafe koyma ya da güçlü görünme çabası sanabilir. Oysa çoğu zaman ortaya çıkan şey; duyguyu yönetememek, kırgınlığı sağlıklı ifade edememek ve en yakına yönelmesi gereken bağı bir anda kesebilmektir. Bu da olgunluk değil; zayıf bir duygusal refleksin dışa vurumudur.
Bir anlık kırılmayla verilen bu tür tepkiler, “ben böyleyim” diyerek geçiştirilemez. Ortaya çıkan şey çoğu zaman bir duruş değil, içsel bir dengesizliktir.
Ve bu tavır, karşı tarafta derin bir güvensizlik bırakır. İnsan, kendini bir anda değersizleştirilmiş hissettiğinde sebebi ne olursa olsun, o bağ artık eskisi gibi kalmaz.
Aslında mesele büyük bir olay değildir; küçük bir anın büyütülmesidir. Ama insanın karakteri de çoğu zaman tam burada görünür.
𝓿𝓵𝓭𝓷𝓓..